


Bu kıskandığım kediler serisinin bir başlangıcı!Kedi de kıskanılır mı demeyin..Evet kıskanıyordum.Çünkü ölece kıvrılıp o kadar rahat, o kadar gamsız, o kadar mışıl mışıl uyuyorlardıki..Ama kıskanmamın asıl sebebi bu değildi elbet..Onların bu uykularını bnm nereden gördüğüm,onlara nereden baktığımdı asıl kıskanma ve özenme sebebim..Bu yangın merdiveni sabah başlayan akşama kadar durmaksızın devam eden mesaimde biraz O2 alabildiğim tek yerdi..Ve oraya çıktığım anların çoğunda gördüğüm bu gamsız kedilere özenir, yanlarına kıvrılıp uyumak ister ve bu düşünceyle biraz da olsa huzur bulurdum..Sonra onları kıskanarak mesaime geri döner ve koşmaya devam ederdim!!
Çok küçük, çok çaresiz, savunmasız, yalnız..Çok ürkek..Titrek bir miyavlama..Bandırmada gördüğüm bir kedi..O'na doğru yaklaşırken ne olduğundan emin değildim.Küçük bir teneke parçası,poşet,çöp..Her şey olabilirdi..Ama bir canlı çıktı..Umarım büyüme şansı yakalamıştır.O'nu sahiplenen kendi türünden ya da değil bir anne bulabilmiştir umarım..
Bu zavallı kuyruksuz kedicik İzmit sahildeki pofuduklu minderleri olan cafenin(adını unuttm)bahçesinden..Gördüğünüz gibi bana bakıyor!Bn de ona!Çocukken yaptığımız 62 den tavşanlara benzetmiştim..